20 Mayıs 2012 Pazar

POLONYA'DAN DÖNDÜM...

Merhaba, daha önce aldığımız karar ile Şubat ayında olması gereken Polonya toplantısını Mart ayına aldık...İyi ki de öyle yapmışız...Hava çok güzeldi…18-24 Mart tarihleri arasında Lublin'deydik ve dönüşte bir gece Varşova'da kaldık.  LOT ile 3 saat süren direkt uçuşun ardından Polonya'daydık..(www.lot.com) Havaalanı o kadar küçüktü ki taksi bulmak çok kolay oldu :) Acele etmeliydik çünkü yetişmemiz gereken bir tren vardı bu yüzden hızlı bir şekilde tren garına doğru yola çıktık (Central Station in Warsaw). Bilet kuyruğunu görünce treni kaçıracağımız emin oldum...Başka bir alternatif ararken, birinden, tren görevlisine söylemek kaydıyla ödememizi trende yapabileceğimizi öğrendim. (aklınızda bulunsun!!!) Denemekte fayda vardı bu yüzden bu yolu seçtik ve şansımız yaver gitti...Gece yarısı Lublin'e vardık...Otelimiz harikaydı, tavsiye ederim tüm Polonya’da şubeleri var J www.mercure.com/Lublin)Yemekler de çok güzeldi...
Ertesi gün ev sahibi okulu ve çevresini gezdik. Sanırım Polonya'nın en fakir bölgesine gitmişiz çünkü okul, evler ve etraf oldukça haraptı. Ama  misafirperverlikleri ve hazırladıkları program oldukça güzeldi. Film gösterimlerimiz, atık malzemelerden geleneksel yumurtaların süslenmesi ve Jenne'nin yanında getirdiği düğme ve teller ile bilezik yapımı gibi birçok aktivite gerçekleştirdik. Çok eğlendik… Yer altı Yeraltı şehrini gezdik…
Yoğun geçen bir haftanın ardından geri dönüş hazırlıkları, vedalaşmalar başladı… Varşova’da kalacağımız otele doğru yola çıktık. Delay’inde dediği gibi www. booking.com’dan ayarladığım otelimiz tren garının hemen karşısında muhteşem bir oteldi. Tren garına yakın otel seçmek bende bir alışkanlık. Çünkü bavullarımızı fazla taşımadan hemen bırakıp istediğimiz yere yürüyerek gidebiliyoruz J) Odalarımız 28,29 ve 38. Katlardaydı… Tüm Varşova ayaklarımızın altındayken biz yürüyerek gezmeyi seçtik ve kenti keşfe çıktık. Dünyanın en eski üniversitesi olan Varşova Üniversitesini, eski kasaba yı ve tüm görkemli binaları hayranlıkla seyrederek gezdik. Akşam olduğunda bir gezimizin daha sonuna gelmiştik. Fransız ve İspanyol ekiple buluşarak Zlodni Teras’ta bir akşam yemeği yedik. Muhteşem otelimizde muhteşem bir uykudan sonra geri dönmeye hazırdık. Güzel bir kahvaltı ve hemen ardından hava alanına gidiş…İşte böyleee…Umarım sizde bizim kadar eğlenirsiniz…Yakında Fransa’ya gidiyorum…Görüşmek üzere…


1 yorum:

  1. COMENİUS ÜZERİNE…
    BİR DÜNYA MASALI
    Masalların gölgesinde başlayan masalsı bir yolculuk Budapeşte… Sanatın ve tarihin kol kola gezdiği gizemli bir mekan . Evlerin tarihsel dokuya zarar vermeden çiçekli bahçelerden bizi selamladığı bu şehirde Tuna Nehri’nin asırlarca tanıklık ettiği olaylar her saraydan, her kaleden, hatta her sokaktan göz kırpıyor.
    Her bina farklı bir sanat değeri ,farklı bir ruh taşıyor. Bir balkonda yan yana oturmuş iki melek figürü ,bir kapı önünde üzüm salkımlarıyla bezenmiş eşsiz bir vazo yoldan geçenlerle ahbaplık edebiliyor.
    Göze, gönle, ruha hitap eden Opera Binası’nın mistik havası içerisinde işte masalların dünyasına bir adım daha yaklaştık diyecekken Parlamento Binası’nın görkemli ve iddialı duruşu hayrete düşürüyor bizi.
    Tuna Nehri’nde dolaşmak ruhumuzu okşuyor, dilimizde kekremsi bir marş eşliğinde. Estergon Kalesi’nde ‘’Katibim’’in içimizi ısıtan melodisi ile karşılanmak bambaşka bir anlam kazandırıyor gezimizin güzelliğine.Nehrin ortasındaki Margitsziget (Magrit) Adası’nın hüzünlü öyküsü sevimli tavşanların bakışlarında özüne kavuşuyor.
    Ancak Budapeşte ve göz bebeği Tuna asıl büyüsüne geceyle buluşunca kavuşuyor. Karanlıkla ışığın muhteşem dansı efsanevi ezgiler fısıldıyor kulaklarımıza, gözlerimiz bu manzaranın sarhoşluğunu yaşarken.
    Gezmek,görmek,öğrenmek,tanımak …Başka ülkeleri,onların masallarını bilmek elbette çok güzel bir deneyim. Ancak asıl güzel olan masalı, masalsı yaşamları bugüne taşımak…
    Biz masalları sadece öğrenmedik yaşadık. Nasıl mı? Macarların misafirperverliklerinde, Polonyalıların sempatik yaklaşımlarında, Çek çocukların gülümseyen yüzünde ve İspanyolların dostane ve samimi tavırlarında biz bir dünya masalını yeniden yazdık ve yaşadık.
    Yaşanacak nice güzel masallara

    YanıtlaSil